Archive for Ağustos, 2011

Oyun ve alt kategoriler

Pazar, Ağustos 21st, 2011

internet abone sayısı, her geçen gün artmakta ve buna bağlı olarak ise bilgisayar kullanımı ve sosyal paylaşım sitelerinin flash oyun ve online müzik dinleme sitelerinin önemi artmaktadır.İnternet kullanımının yasına kadar düştüğünü Nerdeyse her eve giren internet insan hayatının vazgeçilmezi haline çok tan gelmiş bulunmaktadır. yaşında bebelerin facebook hesabı olduğunu düşününce flash oyun oynama sitelerine verilen önemin ne kadar fazla olacağını görebiliriz.
internetin telefonlara kadar girmesiyle hayat çok daha kolaylasmıştır artık telefondan internete bağlanarak borç ödeyebilecek bir kapasiteye ulasmış durumdadır web dünyası.
internet sektorunde pek çok kategori büyük ilgi toplamaktadır özelliklede oyun ve müzik sektörü hergun 2 milyon kişinin oyun kelimesi ve türevlerini arattırdıgını düşünürsek tamamiyle bir rekabet ortamı çoktan oluşmuş bulunmaktadır.
Oyun siteleri rekabet sebebiyle alt kategorilere bolunmuş halde bulunmaktadır.Örnek vermek gerekirse sue kuafor oyunlarını oynamak istiyorsanız oyunlar oyna seklinde değilde sue kuaför oyunları şeklinde aratmak çok daha doğru olacaktır.Oyun sitelerinde pek çok bilgide edinebilirsniz kategori oyun sitelerine girerseniz bu sitelerden örnek verebilecegim site yılanoyunu.org yılan oyunu olarak arama motorlarında ulasabileceginiz kalitesiyle göz dolduran sitelerdendir..
Oyun sitelerinin alt kategorilere yönelim göstermesi son günlerde iyice artmış bulunmaktadır ve bu alt siteler arasında çok kaliteli sitelerde bulunmaktadır mesela yılan oyunu oynamak için yilanoyunu.org vazgecilmezisiz olabilecek bi sitedir..

Airfel Klima Servis – 444 1 494

Cuma, Ağustos 19th, 2011

Sürekli değişim göstermekte ve değişmekte, hizmette kaliteli standartlarını hedef alan, deneyimli bir ekibe sahip olan özel klima servisi siz değerli müşterilerine kaliteli hizmeti sunmakta çekinmiyor. Ayrıca özel klima servisini seçtiğiniz durumda memnuniyet, yüksek kalite standartları, ucuz fiyat, profesyonel ve deneyimli ekipman, teknolojiyle birlikte gelişen donanımlar, en kısa zamanda soruna çözüm ve sadakat gibi isteyipte bulmakta zorlandığınız her çeşit kritere tek bir telefonla erişmeniz mümkün.

Airfel Klima Servis – 444 55 45
Özel klima servisi haftanın 7 gün 24 saati kesintisiz teknik servis imkanı, 12 ay parça ve hizmet garantisi sunuyor.kaydınız sistemimize ulaştığında Personelimiz kaydınızı ilgili servis ekibimize bildiriyor en kısa süre içerisinde adresinize ulaşıyorlar. Ön teşhisiniz yapıldıktan sonra arıza yerinde giderilebilecek bir durumda ise tamir ediyoruz. Kullanılması lazım malzemelerin yetersiz olduğu hallerde beyaz eşyanızı adresinizden teslim alıp servisimize götürüyoruz. Gerekli tamiratı yaptıktan ve test aşamalarından geçirdikten sonra tekrar adresinize iade ediyoruz. Destek ve her türlü problemleriniz için 444 1 494 numaralı merkezimize ulaşabilirsiniz.

İngilizce ‘Konuşma’nın önemi

Pazartesi, Ağustos 15th, 2011

İngilizce dilinde bir bütünün parçalarını oluşturan kelimeler ve onların meydana getirdiği cümleler dizisi, öğrenim süreçleri içinde genellikle yazı hale, konuşma şeklinden çok daha rahatlıkla ve kolayca aktarılır. Bunun nedeni hem klasik dil eğitimlerinin yani okul, İngilizce kursu gibi eğitim yollarının yazı ve test temelli olmalarından hem de telafuz başta olmak üzere İngilizce eğitiminin düzgün biçimde konuşma dilinde yer alışına her yerde gerektiği önemi verilememesinden ileri gelmektedir. Yurtdışı eğitimler, yurtdışında kalmak için örneğin çalışmak gibi durumlarda İngilizce konuşma kalitesinin genellikle hızla ilerlediği görülmektedir. Yurtdışına gidemeyen İngilizce eğitimi almak isteyen ve iyi şekilde İngilizce konuşmak isteyenlere yeni bir seçenek doğdu: http://www.konusarakogren.com. Bu site üzerinden detaylarına ulaşabileceğiniz İngilizce eğitim metodunda dilediğiniz an dilediğiniz yerden İngilizce konuşarak dil eğitiminizi uzaktan eğitim ile geliştirebilirsiniz.

Migrene bile botoks!

Cumartesi, Ağustos 6th, 2011

Migrene bile botoks!

HABERTURK.COM SAĞLIK HABERLERİ SERVİSİ

Özellikle bu sene yaz mevsimine denk gelen Ramazan ayında oruç tutmak isteyen migren hastalarının imdadına estetik cerrahi yetişiyor. Botoklsa migren ağrılarına son veren yöntemi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu anlatıyor…

En etkili ve kolay kırışıklık yok etme yöntemi olan botoks, artık estetik amacının yanı sıra migren ağrılarını gidermek için de kullanılıyor. Botoksun zamanla yüzde oluşan derin veya yeni başlamış mimik kırışıklıklarında uygulanan ve cerrahi olmayan bir yöntem olduğunu anlatan Prof. Dr. Kışlaoğlu, bu tekniğin ‘Clostridum Botulinum’ adlı bakteriden üretilen doğal, saflaştırılmış bir proteinin kırışıklığa yol açan kaslara düşük dozlarda enjekte edilmesiyle uygulandığını belirtti.

PEKİ NASIL UYGULANIYOR?
Botoksun migren tedavisi için kullanımında ağrının başlangıç noktalarına botoks uygulanıyor. Bir hafta içinde migren ağrıları tamamen geçiyor ve bu uygulama altı ay sonra tekrarlanıyor.

Migrenin başlangıç noktasının alın ve şakaklar olması durumunda bu bölgelere botoks uygulandığını belirten Kışlaoğlu, böylece hem alın ve şakaklardaki kırışıklıkların giderildiğini hem de migren ağrılarının son bulduğunu vurguluyor.

Eğer migrenin başlangıç noktası başın yan veya arka bölgelerinde ise botoks bu bölgelere uygulanıyor ve 6 ayda bir uygulanan 2-3 seanstan sonra migren ağrıları tamamen geçiyor.

"Hamile misin?" sorusundan bıktı!

Cumartesi, Ağustos 6th, 2011

"Hamile misin?" sorusundan bıktı!

İngiltere’de yaşayan genç kadın akşam yemeğini yedikten sonra acil olarak hastaneye yetiştirilmesi gereken hamile bir kadın gibi görünüyor

Kerri Dowdswell 23 yaşında bekar genç bir kadın. Normal şartlar altında oldukça fit görünen Dowdswell akşam yemeğini yedikten sonra her an doğuracak hamile bir kadına dönüşüyor. Bir balon gibi şişen midesi saatler içinde eski haline dönüyor ancak Kerri için özellikle de dışarda yemeğe gittiyse hayat tam bir eziyete dönüyor.

Milliyet’te de yer alan habere göre, Kerri’nin durumunu araştıran doktorlar gıda ile ilgili yaptıkları bütün alarji testlerinden negatif sonuç aldı. Farklı gıda gruplarıyla ilgili yiyecekleri dönemsel olarak kesen doktorlar Kerri’nin midesinin balon gibi şişmesini engelleyecek bir yöntem bulamadı.

Durumunun kendisine son derece utandırıcı anlar yaşattığını ve defalarca hamile misiniz diye sorulduğunu anlatan Kerri, “Genellikle hayır o benim bebeğim değil akşam yemeğim diye cevap veriyorum” diyor.

Artık bütün kıyafetlerini balon durumuna uygun olarak aldığını anlatan genç kız bir an önce doktorların sorununa çözüm bulmasını bekliyor.

Safra kesesinden 8 bin 422 tane taş çıktı!

Cumartesi, Ağustos 6th, 2011

Safra kesesinden 8 bin 422 tane taş çıktı!

Malatya’da ameliyat edilen bir dozer operatörünün safra kesesinden 8 bin 422 adet taş çıktı.

Mustafa Çelik (48), Genel Cerrahi Uzmanı operatör doktor Mehmet Şehidoğlu’na muayene oldu.

Bursa’da yaşayan ve Malatya’ya bir taziye ziyareti dolayısıyla gelen Çelik’in, 1,5 ay önce de Bursa’da doktora gittiğini, doktorun safra kesesinde taş olduğunu söylediğini anlatan Mehmet Şehidoğlu, hastanın beş gün önce karın ağrısı, şişkinlik şikayeti ile kendilerine müracaat ettiğini söyledi.

Şehidoğlu, ”Safra kesesi taşını ultrasonda teyit ettik ve ameliyata aldık. Ameliyattan önce safra kesesi, ‘taşla dolu kese’ şeklinde rapor edilmişti. Biz ameliyat sırasında taşları çıkarmaya başladığımızda çok sayıda taş olduğunu tespit ettik. Ameliyattan sonra hastanemiz personelinden 4 kişi taşları 1,5 saatte saydı. Sayım sonunda 8 bin 422 adet taş olduğunu gördük” dedi.

Bu taşların 2-3 milimetre ile 5-6 milimetre çapında değişen boyutta ve renkte taşlar olduğunu anlatan Şehidoğlu, 4 bin safra kesesi ameliyatı yaptığını ve bu kadar çok sayıda taşı ilk defa gördüğünü bildirdi.

”Daha önce de yine buna benzer bir ameliyat yapmıştık ama o zaman 2 bin 890 taş çıkmıştı” diyen Şehidoğlu, hastayı bir gün sonra taburcu edeceklerini bildirdi.

Mustafa Çelik’in aynı zamanda şeker hastası olduğunu ifade eden Şehidoğlu, hastayı kapalı, yani kansız ve bıçaksız ameliyat yaptıklarını, şeker hastaları için en ideal ameliyatın bu olduğunu belirtti.

Şehidoğlu, hastanın kısa sürede normal hayatına devam edeceğini kaydetti.

Taşların sayısını noterle tespit ettireceklerini ifade eden Şehidoğlu, tespitin ardından Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için başvuruda bulunacaklarını dile getirdi.

Hastanın eşi Beyaz Çelik (42) de eşinin safra kesesinden çıkan taşlar nedeniyle şok yaşadığını bildirdi.

Beyaz Çelik, ”Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu taşlarla ancak bir ev yaparız” dedi.

Mustafa Çelik’in dozer operatörü olduğu ve Mudanya Gümrük Müdürlüğünden emekli olduğu öğrenildi.

AA

İftarda korkunç sonla karşılaşmayın!

Cumartesi, Ağustos 6th, 2011

İftarda korkunç sonla karşılaşmayın!

Kırıkkale Sağlık İl Müdürü Uzman Dr. Bediha Türkyılmaz, iftara sigarayla başlanmasının kalp krizi ve felçleri tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Uzun süren açlığı takiben fazla miktarda sigara içme isteğinin ortaya çıkabildiğini belirten Kırıkkale Sağlık İl Müdürü Uzman Dr. Bediha Türkyılmaz, “Gün boyu nikotin almayan vücuda nikotin ve 4 binden fazla kimyasal maddenin girmesi, insanın vücudunda balyoz etkisi yaratır. Bu da felç ve kalp krizini tetikler” dedi. Ramazan ayının tiryakilerin sigarayı bırakması için iyi bir fırsat olduğunu ifade eden Türkyılmaz, “İftardan sonra bol bol meyve çayı içilmesi gerekir. Ramazanın özellikle ilk günlerinde insanlarda aşırı sinirlilik hali mevcut oluyor. Sinirlilik, yoksunluk sendromunun en önemli belirtilerinden biridir ” diye konuştu.

KIRIKKALE / AHT

Akıntının rengine dikkat!

Cumartesi, Ağustos 6th, 2011

Akıntının rengine dikkat!

VAJİNAL akıntılar, kadınların yaşamları boyunca en sık karşılaştıkları yakınmalar arasında bulunuyor. Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Alparslan Baksu, “Bu sorun, kadın doğum polikliniklerindeki hasta başvurularında birinci sırayı oluşturuyor” diyor.

Vajinal akıntı yakınmasında genellikle altta yatan bir hastalık söz konusuyken, bazen fizyolojik denilen normal akıntılar da kadınların doktora başvurma nedeni olabiliyor. Her akıntı mutlaka bir hastalığa işaret etmiyor. adet döngüsünün belli dönemlerinde, şeffaf ve kokusuz olup herhangi bir yakınmaya yol açmayan akıntının doğal olduğu ve bir hastalık işareti olarak görülmemesi gerektiği belirtiliyor. Bu tür akıntılar hormonların etkisiyle oluşup kendiliğinden geçtiği için doktora başvurmaya gerek olmadığı belirtiliyor. Puberte öncesi dönemdeki vajinal akıntıların çok ciddi şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Akıntının renk ve kokusunun inceleme altına alınıp, kültür çalışması yapılması ve uygun tedavi uygulanması çok önemli bulunuyor. Bu dönemde uygulanan tedaviye rağmen geçmeyen akıntılarda vajinada yabancı cisim olabileceği düşünülüp, özellikle kız çocuklarının bu açıdan değerlendirilmesi gerekiyor.

Baksu, bazen para, boncuk, tuvalet kâğıdı ve küçük oyuncak parçalarının bilinçsizce vajinaya itilebildiği durumlarla karşılaştıklarını söylüyor. Gebelik döneminde beyaz, kokusuz akıntının miktarında artış gözleniyor. Bu durumun fizyolojik olduğunu belirten Doç. Dr. Baksu, bu dönemde mikrobik nedenlerden kaynaklanan akıntıların büyük önem taşıdığını, bu akıntıların gebelik zarlarının enfeksiyonuna, su kesesinin erken yırtılmasına ve erken doğuma yol açabileceğini söylüyor.

CEYDA ERENOĞLU- GAZETE HABERTURK- HT EKONOMİ

Sünnet için en uygun dönem ve yöntem

Cuma, Ağustos 5th, 2011

Sünnet için en uygun dönem ve yöntem

2 yaş öncesi ve 6 yaş sonrası dönemde yapılması önerilen sünnet, idrar yolu enfeksiyonu, penis cildi kanseri ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlüyor.

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kıraç, sünnetin çok eski dönemlerden beri uygulanan bir yöntem olduğunu, özellikle Müslüman ve Yahudi toplumlarda yaygın olarak yapıldığını söyledi. Sünnetin, penisin başını kaplayan derinin çıkartılması işlemi olarak tanımlandığını belirten Kıraç, ilk sünnetin milattan önce 5 binli yıllarda yapılmaya başlandığını anlattı. Kıraç, sünnetin İslam dininde yapılması gereken bir işlem olarak kabul edildiğini anımsatarak, diğer dinlerin mensuplarında da sünnetin uygulandığını ifade etti.

Kıraç, sünnetin birçok faydası bulunduğunu vurgulayarak, bunlardan en önemlisinin küçük çocuklarda sünnet yapıldıktan sonra idrar yolu enfeksiyon riskinin belirgin derecede azalması olduğunu dile getirdi. Sünnet olmayan çocuklarda sünnetli olanlara göre idrar yolu enfeksiyonu riskinin yaklaşık olarak 10-12 kat yüksek olduğuna dikkati çeken Kıraç, ”Sünnetin bir diğer faydası penis cildi kanserinin önlenmesidir. Sünnetli kişilerde penis cildi kanseri, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Ancak sünnet olmayan erkeklerde bu kanser daha sık görülmektedir” diye konuştu.

Kıraç, sünnet olmayan kişilerde cinsel yolla bulaşan hastalıkların da daha yaygın görüldüğünü de işaret ederek, sünnet bu riski önemli ölçüde azalttığını belirtti. Sünnet olan kişilerde HPV (kanser yapıcı bir virüs) denilen virüsün daha az görüldüğünü dile getiren Kıraç, sünnetin sadece dini veya kültürel bir işlem olmadığını, tıbbi olarak faydaları tespit edilen ve ürologların tavsiye ettiği faydalı bir işlem olduğunun altını çizdi.

SÜNNET İÇİN EN UYGUN DÖNEM 6 YAŞ SONRASI
Kıraç, ideal sünnet yaşının 2 yaş öncesi ve 6 yaş sonrası dönem olarak gösterildiğini ifade ederek, ”Ancak 2-6 yaş arası dönemde yapılmasının sakıncalı olduğunu gösterir yeterli tıbbi bir dayanak da bulunmamaktadır. O yüzden sünnet çocuk doğduktan sonra her an yapılabilir” dedi.

Genel olarak sünnetin 6 yaş sonrası yapılmasının daha uygun olduğunu belirten Kıraç, sünnetin bazen zorunlu olabildiğini söyledi. Kıraç, ”Örneğin, penis ucunda darlık olması durumunda çocuk idrar yapma problemi yaşar ve zorunlu sünnet yapılabilir ya da sık idrar yolu enfeksiyonu varlığında sünnet zorunlu hale gelebilir” diye konuştu.

SÜNNETTE İDEAL YÖNTEM; CERRAHİ
Kıraç, birçok farklı sünnet metodu olduğunu, ancak ideal olan yöntemin cerrahi sünnet olduğunu belirtti. Cerrahi yöntemde, sünnet derisinin tamamen doğal bir biçimde kesilip ve dikiş atıldığını, ardından da pansuman yapıldığı anlatan Kıraç, sünnetin lokal ya da genel anestezi ile yapılabildiğini, ancak hastanın konforu açısından genel anestezinin önerildiğini söyledi. Kıraç, cerrahi uygulama sonrasında yapılan pansumanın 24 saat kaldığını bildirerek, şunları kaydetti:

”24 saat sonunda hasta ılık suya girerek pansumanını kendi çıkarmaktadır. Pansuman çıktıktan sonra ilave bir pansuman veya krem uygulaması yapılmaz. Bu yöntem son derece rahat ve tolere edilebilir bir yöntemdir. Cerrahi sünnetin, iyileşme zamanı çık kısadır. 3-4 gün sonra çocuk normale dönmektedir. Toplu sünnetler, tıbbi açıdan çok uygun değil. Toplu sünnetlerde özellikle sterilizasyon problemi ve enfeksiyon problemi ortaya çıkabilir. Sünnet, sanıldığı gibi basit bir işlem değildir. Aksine başlı başına bir cerrahi işlemdir. Doktor tarafından hastane şartlarında yapılması gerekir. Doktor dışındaki personelin sünneti yapması ya da uygun olmayan ortamlarda yapılması doğru değildir.”

AA

Her annenin bilmesi gereken 20 şey!

Cuma, Ağustos 5th, 2011

Her annenin bilmesi gereken 20 şey!

Anneliğe adım atıldığında, içinizde şekillenen yeni bir canlının kıpırtısıyla birlikte tüm duygusal ve fiziksel dünyanız değişime başlıyor. Cosmotürk’te de yer alan habere göre, bu değişim, beraberinde, inanılmaz, değişik ve güzel bir çok duyguyu ve bir çok zorluğu da getiriyor. İşte bebeğin yaşama hazırlanması gibi büyük bir sorumluluğu üstlenen değerli varlıklar annelere uzmanlardan her annenin bilmesi gereken öneriler;

• Asla gerçek bir istek veya hevesi bastırıp geçiştirmeyin.

• Çocuğunuzun istediği her şeyin üzerine yara bandı yapıştırabilirsiniz. Ne zararı var ki ?

• Eğer çocuklar uyanıksa, siz de uyanık olun. Çocukların her türlü çabasına rağmen bir dakika daha uyuyabilmek için vereceğiniz boşuna mücadeleye değmez. Elbette ki hasta veya hamileyseniz ya da olay gecenin bir yarısında gerçekleşiyor ise o zaman bu tavsiyeyi görmezden gelin.

• Bir gün çocuklara rüşvet vermek zorunda kalırsanız kendinize bu konuda çok yüklenmeyin.

• Her hareketli çocuk hiperaktif değildir,ancak bazı belirtiler kronik ve yaygın bir durumda ise hiperaktivite düşünülebilir.

• Çocuğunuz agresif tavırlar sergiliyorsa, onu anlamaya ve davranışlarının nedenlerini bulmaya çalışın.Sakin olun, onu dinleyin ve empati kurun.Ancak suçluluk duygusuna kapılıp limitsiz davranmasına meydan vermeyin.

• Eğer kampta değillerse, çocuklarınıza dışarıda tuvaletlerini yapmamalarını öğretin. Bunu yaptığınıza memnun olacaksınız. Diğer çocukların yaptığını görürseniz,onların anne babalarını yargılamayın. Ne de olsa bu karma işi. ( Eğer tuvalet eğitiminin ortasındaysanız, bu konuda söylenecek bir şey yok. Yapmanız gerekeni yapın.)

• Çocuklarınızın tuhaf tavırlarını ve acayip davranışlarını kabullenin ve sevin.

• Çocuğun en iyi şekilde beslenmesini sağlarken hangi tutumları sergilemeniz gerektiği, karşınıza çıkan ortak sorunların neler olduğunu ve bunları nasıl çözeceğiniz konusu, iştah problemi açısından son derece önemlidir.

• Çocuğunuzun hatalı davranışlarına ilişkin konuşurken, bir yandan elini tutmanız,ona dokunmanız ve onunla göz seviyesinde konuşmanız çok önemlidir.

• Erkek çocuklarınızın saçlarını her zaman berberde kestirin, kuaför salonlarında değil.

• Şu sorunun cevabını verin: Çocuklarınınız gün içinde giydikleri kıyafetin içinde uyurlarsa olabilecek en kötü şey nedir?

• Diş çıkarma ve hastalık gibi dönemlerde çocukların uyku düzenleri bozulabilir. Normal dışı durumlarda dikkatli olun. İshal, ateş, kusma varsa doktorunuzla temas kurun.

• Onların sevdikleri şeyleri sevmeye çalışın. Birkaç şekil ve rengi öğreten çizgi filmlere katlanmak zor,haklısınız ama bir süre sonra sizi bile heyecanlandıran macera kitaplarıyla tanıştıklarında, sabrınızın karşılığını almış olacaksınız.

• Eğer çocuğunuz ara sıra dişini fırçalamadan uyuyakalırsa onu uyandırmayın. Süt dişleri zaten düşüyor. Fakat süt dişlerinden sonra ki dişlerine bakımının önemi için onu bilgilendirin.

• Paket halinde satılan ve suyla karıştırılması gereken her türlü oyuncağa ‘‘ Hayır ’’ diyin.

• Kendinize zaman ayırabilmek ve biraz yalnız kalabilmek harika bir şey.Ailece beraber geçirilen zamanlar da öyle .Bu ikisini sağlıklı bir şekilde dengelemeyi bilin,ikisinden de yoksun kalmayın.

• Çocuğunuzun düşüncelerine saygı gösterin.Uçuk kaçık gibi görünseler de bu düşüncelerini önemseyin.

• Cinsel konularda abartılı tepkilerden kaçınmak gereklidir.Bu çocuğun suçluluk duymasına ve korkmasına neden olur.Yanlış bir şey yaptığını düşünebilir.Sakin olun ve sakın kızmayın.

• Çocuğumuz bizim idare ettiğimiz,gelişimlerini sağladığımız,bizim yapamadıklarımızı gerçekleştirmelerini beklediğimiz kuklalarımız ya da kölelerimiz değiller.Hepsi ayrı birer varlık.Kendi arzuları olan,bizden bağımsız ve değişik yaşamlar kurgulayabilecek bireyler.Unutmayın ! Bizim görevimiz onlara sadece rehberlik etmek.